Bu web sitesinden ayrılmak üzeresiniz. Emin misiniz?

Kabul ediyorum, beni oraya götür

1970-1979

1970 XS-1

Yamaha'nın XS-1 geliştirme projesinde, ham gücü vurgulayan diğer şirketlerden net bir biçimde farklı bir konumlanma hedeflendi. Buna göre, Yamaha'nın ayırt edici özellikleriyle donatılan şık, hafif, ince ve kompakt bir motosiklet tasarımı tercih edildi. Ayrıca, motosiklet yetişkinlere hitap etmeliydi ve en küçük ayrıntısına kadar üstün kalite örneği sergilemeliydi. 1969 yılında, uluslararası otomobil fuarı Tokyo Motor Show'da bu hedefe başarıyla ulaşıldı. İnsanlar, canlı yeşil rengini ve farklı Yamaha ışığını, sportif formunu yorumladı.

"İki zamanlı Yamaha"nın ilk defa dört zamanlı, büyük hacimli bir motosiklet üretmesi, tüm gözlerin XS-1'e çevrilmesini sağladı. Üstelik bu çok fonksiyonlu, iki silindirli sıralı motorlu aracın, 650cc'lik hacmine rağmen 350cc'lik bir motosiklet hissi yaşatması insanların beğenisini kazandı. XS-1 özellikle büyük hacimli motosiklet üretiminde çok eskilere dayanan ve köklü üreticilerin oligopoli kurdukları Avrupa ve ABD pazarlarından yüksek not aldı.

Motor / Şasi

Dikey çift silindirli 650cc OHC motor, yine aynı incelikteki çift kızak tasarımıyla "hafif, ince ve kompakt büyük hacimli spor model" markasının geliştirilmesinde oynadığı önemli rol ile pek çok motosiklet müşterisini heyecanlandırdı.

xs1

1973 RD350

Avrupa pazarına sunulan RD350 modeli tek marka yarışlarında bir patlama yarattı ve neredeyse anında zirveye oturdu.

Bu motosiklet, ikiz güç ünitesindeki Tork İndüksiyonu ile Yamaha ürünlerine her devirde daha fazla beygir gücü sağlıyor. Ayrıca, tüm hızlarda ideal yağ beslemesi yapan Yamaha AutoLube pompası, motosiklete üst düzey bir performans, tasarruf ve bakım gerektirmeyecek dayanıklılık kazandırıyor.

Dönemin 250cc Dünya Grand Prix Şampiyonu Jarno Saarinen görüşlerini şöyle açıklamıştı:  ""Bu model, tüm hız aralıklarındaki istikrarlı güç artışı, keskin hızlanma ve yüksek performansa uygun güvenilir frenleme özellikleri ile pazarın en popüler ortasiklet spor motosikletlerinden biri olacak.

Motor / Şasi
"İki zamanlı, yedi portlu 64 x 54 mm çap-strok oranlı Tork İndüksiyon motoru ise RD350 modeline apayrı bir kalite katıyor. Trafiğe çıkmaya uygun yeni bir alaşım malzemeden üretilen gövdesi ise motosikletin daha hafif ve daha güçlü olmasını sağlıyor."

yz250

1973 YZ250

YZ250, Yamaha'nın fabrika modeli YZM250'nin (0W12) tescilli performans avantajlarından sonra Monokros süspansiyonlu ilk seri üretim modeliydi.


Off-road kategorisine geç girmesine rağmen dünya şampiyonluğuna uzanan Yamaha, şasinin ve özellikle süspansiyon performansının motokrosta ne kadar önemli olduğunu fark etti. Bu doğrultuda yeni süspansiyon teknolojisi üzerine çalışmaya başladı.

Belçika'da icat edilen tek amortisörlü süspansiyonu kullanmak için makine gücünün olmaması, cihazın şasideki konumu vb. pek çok tasarım ve mühendislik sorununu çözen Yamaha, bu cihazı iskelet içinde yakıt deposunun altına yerleştirdiği 250cc ve 125cc fabrika modelleri ile 1973 Japonya Motokros Şampiyonası'nda görücüye çıkardı.. O dönem için devrim niteliğinde bir uygulama.

Bu yarışta Torao ve Hideaki Suzuki kardeşler sırasıyla 125cc ve 250cc sınıflarında birinci geldiler. Yeni Monokros süspansiyonlu bu motosikletler her iki klasmanda da podyuma ağırlığını koydu. Dahası, o yıl 5 Ağustos'ta düzenlenen 250cc Dünya Motocross Şampiyonası'nın Finlandiya ayağında Hakan Andersson, devrim niteliğindeki yeni süspansiyon donanımına sahip Yamaha YZM250 fabrika modeliyle iki kategoride de yarışı birinci sırada tamamladı.

Bu zaferler Andersson'a ve Yamaha'ya ilk motokros dünya şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece bu tek amortisörlü "Monokros Süspansiyon" sistemi, rekabet potansiyelini ve gelecekte yapabileceklerini kanıtladı, kısa sürede motosiklet süspansiyonunda yeni dünya standardı haline geldi.

Motor / Şasi
YZ250 modelinde 250cc iki zamanlı, tek silindirli bir motor kullanıldı. Pek çok modelde kullanılmaya başlanan Monokros süspansiyon, motosiklet şasisi tasarımında önemli bir devrime imza attı.

yz250

1974 55A

Ticari amaçlı dıştan takmalı motor pazarında sağlam bir yer edinen Yamaha, eğlence amaçlı kullanıma yönelik daha yüksek beygir gücüne sahip modeller geliştirmek üzere kolları sıvadı. Bu kapsamdaki ilk model de 55A oldu.

Karbonlanmış ve suverilmiş tek parça krank mili, kırarak ayırma yöntemiyle üretilen biyel kolları, kondansatör akımı ile ateşleme (CDI) donanımlarının yer aldığı bu 55 beygir dıştan takmalı motor, büyük dıştan takmalı motorların atası oldu.

Ayrıca, pazarın genel koşullarına uygun olarak çeşitli iyileştirmelerden geçen 55A, Yamaha'nın yüksek beygir gücündeki dıştan takmalı motor segmentine ve ticari balıkçı ve yolcu tekneleri için tasarlanan Enduro serisine zemin oluşturdu.

Motor
55A, sıvı soğutmalı, iki silindirli, 760cc hacimli bir motordu.

55a

1976 XT500

XT500, motosikletlerini yaban hayatının olduğu açık arazilerde ve çöllerde sürmeyi seven off-road tutkunlarının ihtiyaçlarını karşılayacak, çift kullanımlı büyük tek silindirli bir modeldir. Off-road araçlarda ilk kez kullanılan öne eğimli baş aşağı arka süspansiyon gibi çığır açan inovasyonlar bu modelde hayat buldu. Çok dayanıklı motoru, güçlü torku ve sağlam, hafif ve ince şasisi ile böylesi bir güç biriminin titreşimini kontrol edebiliyordu. Bu kombinasyon, motosikleti, şehir içi günlük işlerin yanı sıra gezilerde de tercih edilebilen çok amaçlı ve popüler bir seçenek haline getirdi. Anında çok satanlar arasına girdi. Bunda Yamaha'nın o dönemki Fransız ithalatçı firması Sonauto'nun çalışanı ve müstakbel Yamaha Motor Fransa başkanı rahmetli Jean-Claude Oliver'in, modelin Afrika'nın geniş ve ıssız topraklarında "Maceraya" çıkabilme potansiyelini keşfetmesi de etkili oldu. Sonuç olarak XT500, katıldığı ilk Paris-Dakar rallisini Cyril Neveu ve Gilles Comte ile birinci ve ikinci sırada tamamladı. Ertesi yıl ise yarışa katılan yirmi beş motosikletin on biri XT500 idi. Üstelik o yarışta Cyril Neveu şampiyon oldu, XT500 pilotları ilk dörde yerleşerek müşterilere maceraya atılmaları için ilham verdiler.

Motor / Şasi
Dört zamanlı, OHC, iki supaplı, tek silindirli bir motosiklet olan XT500 modelinde yüksek torklu bir motor ile hafif ve ince bir şasi bulunuyor.

1976 Yamaha XT500

1977 Passol

Passol, motosiklet pazarında kadınların artan talepleri üzerine geliştirilen bir modeldir. Fikir geliştirme aşamasında belirlenen öncelik ise alçak basamaklı bir tasarımdı. Böylece kadınlar etekle bile motosiklete kolayca binebileceklerdi. Buna paralel olarak kıyafetin kirlenmemesi için motor ve tahrik mekanizması kapatıldı. Yamaha'nın ürün planlama aşamasında tasarıma öncelik verebilen teknik geliştirme kapasitesi, Passol satışlarında başarıyı getirdi.

Şirket, modelin kompakt tasarımına uygun olarak küçük bir basınçlı hava motoru ve tek vitesli otomatik şanzıman geliştirdi. Passol'ün ön ve arka tekerlerindeki bisiklet tipi el frenleri ve otomatik şanzımanı, sürüşü daha da kolaylaştırdı. Motosiklette ilk denemede motorun çalışmasını sağlayan ayak marşının yanı sıra döküm jantlar bulunuyor. Kompakt ve sadece 45 kg olması, kadın sürücüler tarafından daha kolay idare edilmesini sağlıyor. Bu yeni "hafif motosiklet" türü, teknik bölümlerin ortak çalışmalarının meyvesiydi.

Motor / Şasi
Passol'da iki zamanlı, tek silindirli, 49 cm³ hacimli bir motor kullanıldı. Modelde ayrıca boru tipi iskelet yapısı, döküm jantlar ve plastik kapaklar mevcut.

Yamaha Passol

1978 85A

Satışa çıktığından beri hem gezi hem de hizmet pazarlarında yoğun olarak kullanılan 85A, özellikle ticari sektörlerden rağbet görüyor. Sert ve dayanıklı güç birimi bugün de beğeni toplamaya devam ediyor.

85A, Yamaha'nın dıştan takma segmentinde orijinal formunda satışları süren ve yerini yeni nesil bir ürüne kaptırmayan en eski model. Pazara ilk sunulduğunda Yamaha'nın en yüksek beygir gücüne sahip olan bu modelin satışları, kısa sürede dünyanın dört bir yanına yayıldı. Müşteriler bu modeli o kadar sevdiler ki bugün başta ticari pazarlarda olmak üzere yaklaşık 100 ülkede ve bölgede satışları hâlâ sürüyor.

Günümüz dünyasında belki de başka hiçbir modelin ulaşamayacağı, müthiş bir rekor bu.

Motor
Üç silindirli blok ile krank milinin tek bir birim içerisinde tasarlandığı modelde böylece yüksek rijidite elde edildi. Bu donanım, iyi dengelenmiş 120 derecelik krank miliyle buluştuğunda ortaya son derece akıcı bir şekilde devirlenen, minimum tork dalgalanmalı ve titreşimli bir motor çıkıyor.

1978 Yamaha 85A

©Yamaha Motor Europe N.V. / Yamaha Motor Co., Ltd. / Yamaha Motor Türkiye

Bu web sayfalarındaki bilgi veya görüntüler, Yamaha Motor Türkiye, Yamaha Motor Europe NV, Yamaha Motor Co., Ltd'nin açık yazılı onayı olmadan asla ticari veya ticari olmayan amaçlarla kullanılamaz. Her zaman güvenli sürün ve yasalara uyun.