Bu web sitesinden ayrılmak üzeresiniz. Emin misiniz?

Kabul ediyorum, beni oraya götür

1980 - 1989

Zamanında başka kimsede görülmeyen bir sürüş stiline -virajlarda motosikletten sarkma- sahip olan "Kral Kenny" Roberts ise 1980'li yıllara üst üste üçüncü 500cc Dünya Grand Prix şampiyonluğu ile giriş yaptı. 1980 yılında rakiplerinin Yamaha'yı yenmek üzere gerçekleştirdikleri sonu gelmeyen çalışmalara yanıt olarak piyasaya sürülen alüminyum iskeletli (0W48) YZR500'ün ve varyasyonunun (0W48R) sıralı dört silindirli motorundaki iki dış silindire arkaya doğru bakan egzoz manifoldları eklenmişti. Yamaha, Kenny Roberts'ın müthiş pilotluk becerisi ve üreticinin sürekli geliştirdiği teknolojik yenilikler sayesinde birinci sınıftaki tahtını korudu. Fakat rakipleri çok geride sayılmazdı. Yamaha, 1981 yılında karşı hamle olarak 0W48R'ın alüminyum iskeletini ve motorunu taşıyan YZR500'ü (OW53) ve Yamaha'nın ilk dört köşeli motoruna sahip olan YZR500 (OW54) modelini çıkardı. Maalesef öngörülemeyen mekanik sorunlar ve Kenny Roberts'ın sağlık problemlerinden ötürü pek çok yarışa katılamaması sebebiyle şampiyonluk yarışında geriye düştü.

  • Yamaha’s V4 made a debut at 1982 Austrian GP. #3 Kenny Roberts on the front row

  • Sıralı dört silindirli motorların devrinin sona erdiğini fark eden Yamaha, radikal bir değişimin ve yeni fırsatların peşindeydi. 1982 yılında Yamaha, iki YZR500 versiyonu ile yarışa devam etti. Biri, 0W54'ün gelişmiş bir versiyonu olan, döner disk valfli dört köşeli motor donanımlı YZR500 (0W60) modeliydi. Kenny Roberts ve ona daha önce 1981'de eşlik etmiş olan Barry Sheene, Arjantin'de düzenlenen Dünya Grand Prix Şampiyonası açılış turundaki 1. ve 2. sıradaki finişleri ile yeni modelin ne kadar gelişmiş olduğunu herkese gösterdiler. O yıl Avusturya'daki Salzburgring turunda görücüye çıkan alternatif versiyon YZR500 (OW61) ise 500cc'lik V4 motorlu ilk GP motosikletiydi. Bu, Yamaha tarafından geliştirilen ve ezber bozan deneysel teknolojileri içeren iddialı bir projeydi.

  • Bunlar, önü çıkıntılı küçük bir yüzey alanına sahip ikili krank milleri, alttan geçen bölümü ortadan kaldıran yeni bir iskelet ve yatay olarak takılan arka süspansiyon ünitesi gibi yeniliklerdi. Yamaha, bu projede pek çok sıkıntıyla karşılaşsa da yeniliklerin peşini bırakma niyetinde değildi. Koşullara bağlı olarak iki YZR500 versiyonundan birini kullanan Kenny Roberts, o yılki şampiyonayı dördüncü olarak tamamladı. Sadece 0W60 modelini süren Graeme Crosby ise genel sıralamada ikinci oldu. Yamaha o yıl şampiyonluğu ıskalamış olsa da, bu süper motosikletler hiç kuşkusuz Yamaha'nın gelecekteki teknolojik gelişimine muazzam bir yön veren mihenk taşları oldu.

  • #7 Barry Sheene rode three seasons for Yamaha 1980-1982

  • Eddie Lawson in his first year of the 500cc Grand Prix World Championship, 1983

  • 1983 model YZR500'nin (OW70) iskeleti, çığır açan alüminyum Deltabox, motoru ise güçlü, kompakt bir V4'tü. Yeni motosiklet, Yamaha'nın 1982'deki rakiplerinden Suzuki'yi geride bırakabilirdi. Fakat başka bir rakip daha çıktı: Honda. Hem Kenny Roberts (Yamaha) hem de Freddie Spencer (Honda) kupa için sıkı bir mücadele sergilediler, öyle ki şampiyon, San Marino final yarışına kadar belli değildi. Kenny Roberts bu yarışı kazanmasına rağmen şampiyonluğu talihsiz bir şekilde iki puan ile kaçırdı. Daha sonra ise artık Dünya Grand Prix'sine katılmayacağını açıkladı. "King Kenny"nin yerine geçen Eddie Lawson ise mükemmel motor başlatma performansı ve servise uygunluğu ile bilinen karterde diyaframlı valf endüksiyon sistemine sahip V4 motorlu YZR500'üyle (OW76) Freddie Spencer'ın V4 Honda'sı ile yarışı başa baş götürdü. Bu defa, 1984 500cc Dünya Grand Prix Şampiyonası'nın galibi Eddie Lawson oldu ve Yamaha'ya beşinci kupasını getirdi.

  • Ertesi yıl Eddie Lawson (Marlboro takımı) ve Christian Sarron (Gauloises takımı) YZR500'leri (OW81) ile ikincilik ve üçüncülük gibi iyi dereceler alsalar da çok geliştirilmiş V4 motorlu Yamaha ne yazık ki şampiyonluğu yine Honda'ya bıraktı. 1986'da Yamaha'nın geliştirilmiş YZR500 (OW81) modelini Eddie Lawson, Christian Sarron, Rob McElnea, Rand Mamola ve Mike Baldwin olmak üzere beş sürücü kullanıyordu. Beşi de şampiyonada ilk altıya girdi, Eddie Lawson ise şampiyonluğa ulaştı. Bu arada, Yamaha 11 yıl sonra ilk üretici kupasını kaldırdı. Bazı aksilikler yüzünden Yamaha 1987 sezonunu Randy Mamola'nın ikinciliği, Eddie Lawson'ın ise üçüncülüğüyle tamamladı.  1988'de Eddie Lawson sürücüler klasmanında unvanını geri alırken geleceğin yıldızı Wayne Rainey de potansiyelini gösterdi. Amerikalı Rainey ertesi yıl sürücüler klasmanında kupaya uzanamadıysa da kazandığı üç yarışla özgüven kazandı. 1989 ayrıca Yamaha'nın hareket halindeki gaz pozisyonu, motor devri, araç hızı, patinaj dönüşü ve süspansiyon hareketi gibi çeşitli verileri toplamak amacıyla YZR500'e bir veri kaydedicisi taktığı yıldı. Bu cihazın, Yamaha'nın yarış uzmanlığının gelişimine büyük katkısı oldu.

  • 1988: #3 Eddie Lawson – who won the 500cc title three times – and his successor # 17 Wayne Rainey

Waine Rainey 1988 British GP

Wayne Rainey (left) took his first win at the 1988 British GP. His signature style: blasting off from the start, setting a blistering pace, and riding to win out in front.

  • Carlos Lavado, who took his first world title on the TZ250 in 1983, switched to a YZR250 in 1986

  • Dünya Grand Prix Şampiyonası'nın 250 cc klasmanına sürücülerin çoğunluğu Yamaha TZ250 ile katılıyorlardı fakat 70'lerin sonlarına doğru podyumdaki varlıkları azaldı. Ayrıca, motosikletin rekabet gücünü artırmaya yönelik tüm çalışmalara rağmen (1976'da monokros arka süspansiyon ve disk frenleri, 1979'da Kenny Roberts'ın YZR500 iskeleti ve salınım kolu) üreticinin ve desteklediği takımların problemleri sürüyordu. 1981 model TZ250 için daha yüksek devirli ve daha güçlü bir motor geliştirmek üzere TD-3'ten alınan 54 x 54 mm çap stroklu silindirler kısaltıldı. Bu modeldeki diğer bir yenilik ise tork eğrisindeki düşüşleri önleyen özel tasarım Yamaha Güç Valfi Sistemi (YPVS) oldu. TZ250 ileriye doğru atılan dev bir adımdı.

1982 yılında, Fransızların yükselen pilotu Jean-Louis Tournadre bu değişikliklerden faydalanarak Yamaha'ya neredeyse on yıl sonra ilk 250cc dünya şampiyonluğunu kazandırdı. Yamaha, 1983 yılında Carlos Lavado ile hem sürücüler hem de üreticiler klasmanında kupayı kaldırdı, yine 1984'te Christian Sarron ile üst üste üçüncü kez bu başarıya ulaştı. Ne yazık ki bu galibiyet serisi, Yamaha'nın TZ250'yi rekabette öne çıkarmak için gösterdiği her türlü gayrete rağmen 1985, 1986 ve 1988'de kızışan rekabet ortamında kesintiye uğradı. Tüm bunlar olurken devam eden YZR500 ileri prototip geliştirme çalışmaları kapsamında eşzamanlı ateşleme ve ikili krank mili donanımlı V ikiz motoruna sahip YZR250 (0W82) üretildi. YZR250, 1986 yılında hem 250cc Dünya Grand Prix Şampiyonası'nda hem de Japonya Road Race Şampiyonası'nda yarıştı. 250cc Grand Prix Dünya Şampiyonası'nda Carlos Lavado sürücü klasmanında ikinci kupasını alırken Shinji Katayama Japonya Şampiyonası'nı kazandı. Sonraki yıllarda ise Luca Cadalora, Juan Garriga ve Jean-Philippe Ruggia, YZR250'nin her geçen gün daha da gelişmiş versiyonları ile ön sıraların gediklileri oldu. 1990 yılına gelindiğinde, YZR250, tekli krank mili ve kaplin dengeleyicisi ile donatılan 90 derecelik V-ikiz motoruyla Yamaha'yı 250cc Dünya Grand Prix Şampiyonası'nda yine başarılı bir mücadeleye taşıyacaktı. Yetmişli yılların sonlarında diğer Road Racing sınıflarında yaşanan hareketlilikler; ilk kez 1980'de Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nın ve 1988'de Dünya Superbike Şampiyonası'nın düzenlenmesiyle sonuçlandı. ABD'de ise AMA-F1 kurallarında Daytona 200 için Yamaha TZ750 gibi iki zamanlı motosikletlere karbüratör çapı sınırlamaları getirilirken dört zamanlı 1.000cc ve iki zamanlı 500cc GP motosikletlerin birlikte piste çıkmalarına izin verildi. Bu yeni düzenlemelerin ilk uygulandığı 1980 Daytona 200 yarışını TZ750 ile Patrick Pons kazandı. Ertesi yıl ise TZ750, ilk dokuz sırada yer alarak yarışın tamamına damgasını vurdu. Toplam 133 motosikletin katıldığı 1982 Daytona'dan zaferle dönen ise YZR750 (0W31) ile Graeme Crosby oldu. Daha sonra 1983 ve 1984'te Kenny Roberts, YZR500'ün (OW60) modifiye bir versiyonu olan YZR700 (OW69) ile katıldığı yarışı kazanarak Yamaha'ya üst üste 13. Daytona 200 galibiyetini kazandırdı. 1985'te Daytona 200, AMA-F1'den dört zamanlı seri üretim motosikletlerinin yarıştığı (750cc veya altı) Superbike klasmanına geçirildi. Yamaha hazırlık safhasında çıkan aksiliklerden dolayı o yılki yarışlara katılamadı. Ancak Eddie Lawson, FZ750'siyle (20-valf, DOHC) ipi göğüsleyerek Yamaha'nın dört zamanlı motorla aldığı ilk büyük galibiyete imza attı. Japonya'da ise F750'nin yerini 1981 yılında Japonya Road Race Şampiyonası'nın birinci sınıf kategorisinde yer alan yeni bir 500cc sınıfı aldı. Yamaha YZR500'lerin, Honda NR500'lerin ve Suzuki NGT500'lerin Dünya Grand Prix Şampiyonası ile yarışır bir rekabet için pistteki yerlerini aldıkları yarışı Yamaha TZ500 seri üretim motosikletiyle Keiji Kinoshita kazandı. Sonraki sezonlarda Yamaha ve Suzuki pilotları arasında kıyasıya mücadeleyle geçti, bu süreçte her iki üretici de zirveyi gördü.

  • 1980 yılında Suzuka 8 Saat yarışı Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'na dahil edildi. Yamaha bu yarışa ilk kez 1984 yılında, bir XJ750E modeli ve Yamaha pilotları Hiroyuki Kawasaki ve Shinichi Ueno ile katıldı. Bir sonraki yıl ise Yamaha rüya takımı Kenny Roberts ve Tadahiko Taira, 20-valf FZR750 ile yarışa dahil oldular. Yarıştaki ezici üstünlüklerine rağmen mekanik arıza nedeniyle galibiyete ulaşamadılar. Nihayet 1987'ye gelindiğinde Kevin Magee ve Martin Wimmer, Yamaha'ya ilk Suzuka 8 Saat şampiyonluğunu tattırdılar. Ertesi yıl da Wayne Rainey ve Kevin Magee ile ikinci defa açık ara galibiyete ulaşıldı. Seksenli yıllara girerken Yamaha; 125cc, 250cc ve 500cc olmak üzere üç sınıfta off-road yarışlarına katıldı. Öncelikli kategori ise 500cc klasmanıydı. Yamaha bu on yılık dilimde kazandığı altı sürücü, üç üretici unvanı ile sadece yol yarışlarında değil motokrosta da güçlü bir rakip olduğunu kanıtladı.

  • 1987 Suzuka 8 Hours: changing brake pads during tyre change took too long. Therefore, #21 Kevin Magee on YZF750 had to stay out as long as possible

Yamaha'nın ilk birinciliği, 1981 yılında İngiliz pilot Neil Hudson'ın YZM250 (OW50) ile kazandığı 250cc sürücüler yarışıydı. Sonraki yıl ise Danny LaPorte, takım menajeri Mikkola'nın önderliğinde iki zamanlı hava soğutmalı son modellerden YZM250 (OW57) ile katıldığı 250cc Dünya Motokros Şampiyonası'nı kazanan ilk Amerikalı olurken Yamaha'nın hanesine de ikinci üretici şampiyonluğunu yazdı. 1983 yılında İsveçli Hakan Carlqvist, yeni geliştirilen alt bağlantı tipi monokros süspansiyon donanımlı YZM500 (OW64) ile yedi puan gibi bir farkla 500cc sınıfında galibiyete ulaştı. Çok uğraşmasına rağmen bu klasmanda önemli sonuçlar elde edemeyen Yamaha, 1988 yılından itibaren bu yarışlara katılmama kararı aldı. Zamanla daha büyük motorlu kardeşlerinden daha yüksek hızları yakalayan 250cc motosikletler, ayrıca çevresel etkiye dair duyarlılığın artması ile birlikte daha fazla tercih edilmeye başlandı.

  • Jacky Vimond – 1986 250cc Motocross World Champion – winning 11 of 24 motos across 12 rounds

  • 1986 Dünya Şampiyonası'nda, 250cc klasmanını Fransızların yükselen yıldızı Jacky Vimond alırken Yamaha da üreticiler arasında şampiyonluğunu ilan etti. 125cc'de Hollandalı John van den Berk 1987'de kıyasıya mücadeleyle geçen bir şampiyona sonunda Yamaha'nın ilk 125cc Dünya Motokros Şampiyonu oldu. Ertesi yıl yükseldiği 250cc sınıfında ise YZR250M ile ikinci dünya şampiyonluğunu kazandı. 1980 AMA 250cc Supercross Şampiyonası'nda sürücüler yarışında Mike Bell, AMA Ulusal Motokros Serisi'nde ise 1981, 1983 ve 1985 yıllarında 500cc sınıfına yükselen Broc Glover şampiyonluğa ulaşırken Rick Johnson ise seri üretim YZ250 modeliyle 1984'te zafere ulaşan isim oldu.

Motokros popüler oldukça sürücüler daha fazla takım değiştirmeye başladılar. Gelecek vaat eden sürücülerini bu nedenle kaybeden Yamaha, 1980'lerin ikinci yarısında çoğu sınıfta rekabetin gerisine düştü. Bu zayıflama, 1990'ları büyük ölçüde etkiledi. 1980'lerde trial motosikletleri tekrar popüler oldu. 1987'de Yamaha pilotu Atsushi Ito, bağlantılı tip monokros süspansiyon donanımlı bir seri üretim trial yarış motosikleti olan TY250R ile 13 yıl sonra Yamaha'ya ilk Japonya Trial Şampiyonluğunu kazandırdı. 1988 ve 1990 yıllarında da galibiyeti elde etti.

-

Jean-Claude Olivier (left), French Yamaha importer and who became later President of Yamaha Motor France, on a XT600 Ténéré in 1985. He saw in the very first model, the XT500, the “Adventure” potential.

  • 1983 yılında Uluslararası Otomobil Federasyonu FIA tarafından resmi olarak tanınan Paris-Dakar Rallisi'ne Yamaha tüm olanaklarıyla katılım gösterdi. Güvenilirliğini ve olağanüstü performansını rallinin ilk yıllarında ortaya koyan XT500, sürekli modifikasyonlarla XT550, XT600 ve XT600 Ténéré'ye evrildi. Bu motosikletler zaman zaman şampiyonluk için piste çıksa da mevcut tek silindirli motorların, yeni büyük deplasmanlı iki silindirli rakipleriyle baş edecek güce sahip olmadığı belli oldu. Yamaha adına Fransız Yamaha ithalatçısı Sonauto'nun yöneticisi ve pilot Jean-Claude Olivier'nin DOCH 20-valf, dört silindirli FZ750 Ténéré ile katıldığı 8. Paris-Dakar Rallisi, 12. sırada tamamlandı. Yamaha, bu tutkudan aldığı ilhamla 1988 yarışı için tek silindirli YZE750 Ténéré (OW93), sonraki sezon için de (OW94) modelini geliştirdi. Her iki yıl da İtalyan pilot Franco Picco zafere yaklaştı ancak kıl payı ikinci sırada bitirdi. Galibiyet gelmese de yapılan geliştirmeler, görkemli bir dönemin kapılarını açtı.

  • Following his 1979 win, #50 Cyril Neveu won the 2nd Paris-Dakar Rally in 1980 on a modified XT500

-

Liquid-cooled, 4-cylinder FZ750 Ténéré; incredible power and 30kg heavier than the XT600 Ténéré. Its full potential could not be realized.

Kaynak bilgileri ve görüntüler:

Spirit of Challenge – Sixty Years of Racing Success by Yamaha Motor Co., Ltd.

©Yamaha Motor Europe N.V. / Yamaha Motor Co., Ltd. / Yamaha Motor Türkiye

Bu web sayfalarındaki bilgi veya görüntüler, Yamaha Motor Türkiye, Yamaha Motor Europe NV, Yamaha Motor Co., Ltd'nin açık yazılı onayı olmadan asla ticari veya ticari olmayan amaçlarla kullanılamaz. Her zaman güvenli sürün ve yasalara uyun.